İsrail, Gazze’yi Hedef Alarak Tarihi Paşa Sarayı’nı Yağmaladı ve Yıktı İsrail, Gazze Şeridi’ne uyguladığı soykırım sırasında sadece sivilleri katletmekle ve evleri yıkmakla kalmadı, aynı zamanda bölgedeki tarihi yapıları da hedef aldı. Memlükler döneminde inşa edilen Gazze kentindeki Paşa Sarayı, İsrail’in hedef aldığı yapılar arasında yer aldı. İsrail ordusu, 1994’te Gazze’den çekilmeden önce saraya geniş çapta…
İsrail, Gazze Şeridi’ne uyguladığı soykırım sırasında sadece sivilleri katletmekle ve evleri yıkmakla kalmadı, aynı zamanda bölgedeki tarihi yapıları da hedef aldı. Memlükler döneminde inşa edilen Gazze kentindeki Paşa Sarayı, İsrail’in hedef aldığı yapılar arasında yer aldı. İsrail ordusu, 1994’te Gazze’den çekilmeden önce saraya geniş çapta zarar verdi ve son saldırılarında tekrar yıkım ve yağmaya maruz kaldı. İsrail güçleri, saraydan yaklaşık 20 bin nadir arkeolojik eseri yağmaladıktan sonra sarayı yıktı.
Gazze’deki Paşa Sarayı, Memlükler döneminde inşa edilmiş ve yaklaşık sekiz asırlık bir geçmişe sahip. İsrail’in gerçekleştirdiği yıkım, sarayın yüzde 70’inden fazlasını etkiledi. Sarayda Bizans, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait önemli arkeolojik parçalar bulunmaktaydı.
İsrail’in saldırıları sonrasında tarihi eserlerin kaybolmasını engellemek amacıyla kültürel miras ekipleri sarayda “acil kurtarma” projesi yürütmektedir. Sarayın değerli tarihi eserleri sergilendiği bir 1xbet giriş müzeye dönüştürülmesi için çaba sarf edilmektedir.
İsrail ordusunun Gazze’deki tarihi alanları tahrip ettiği ve sistematik bir şekilde yağmaladığı belirtilmektedir. Gazze’deki tarihi eserlerin sadece yıkıma değil aynı zamanda sistemli bir yağmaya da maruz kaldığı vurgulanmaktadır. Çalınan tarihi eserler, Filistin’in farklı tarihi dönemlerini yansıtmaktadır.
Gazze’deki Paşa Sarayı, İslam mimarisinin önemli bir örneği olarak kabul edilmekteydi. Saray, tarihi süreçte farklı amaçlarla kullanılmış ve restorasyon çalışmalarıyla bir müzeye dönüştürülmüştür.
Paşa Sarayı, Gazze’nin tarihinde farklı isimlerle anılmıştır. Memlükler döneminde “Dâr es-Saâde” olarak bilinen yapı, Osmanlı döneminde “Kasr-ı Rıdvan” adını almış ve farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmıştır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]